| Kelime | Çeviri | Dil |
| n | kıs. Nationalist Navy, New, Noon, Norse, North, Northern, November. | en-tr |
| n | kıs. nephew, neuter, new, nominative, noon, north, northern, noun, number. | en-tr |
| n | kıs.nitrogen, north, northern. | en-tr |
| n , n | i. İngiliz alfabesinin on dördüncü harfi; kim. azotun simgesi; mat. belirsiz bir sayı. | en-tr |
| n.b. | kıs. New Brunswick, North Britain; k.h. nota bene İyice dikkat et. | en-tr |
| n.c.o. | kıs. noncommissioned officer. | en-tr |
| n.d. | kıs. no date. | en-tr |
| n.lat. | (kıs.) north latitude. | en-tr |
| n.w. | (kıs.) nortwest. | en-tr |
| naacp | kıs. National Association for the Advancement of Colored People. | en-tr |
| nab | f. (-bed, -bing) k.dili yakalamak, tutmak, ele geçirmek. | en-tr |
| nabob | i. Hindistan'da zengin olmuş Avrupalı; çok zengin ve lüks hayat yaşayan adam; Hindistan'da Moğollar zamanında prens veya vali; Hindistan'da bazı Müslüman büyüklerine verilen ünvan. | en-tr |
| nacelle | i. uçakta motor yeri. | en-tr |
| nacre | i. sedef. nacreous s. sedefli. | en-tr |
| nadir | i., astr. ayakıcı; en aşağı safha veya nokta. | en-tr |
| nag | i. ufak binek atı; ihtiyar at. | en-tr |
| nag | f. (-ged,- ging) i. daima kusur bulmak, durmadan azarlamak, dırdır etmek, rahatsız etmek; i. dırdır eden kimse. | en-tr |
| naiad | i., mit. su perisi, ırmaklar ve çeşmeler perisi. | en-tr |
| nail | i. çivi, mıh; tırnak; hayvanlarda tırnak yerine bulunan pençe veya toynak; 5,7 santimetrelik kumaş ölçü birimi. nail brush tırnak fırçası. nail file tırnak törpüsü. nail polish tırnak cilâsı. nail puller kerpeten, kıskaç. nail scissors tırnak makası. drive the nail home çiviyi iyice çakmak; iddiayı ispatlamak. hard as nails iyi idman gör- müş, çok kuvvetli; çok sert. hit the nail on the head tam doğrusunu söylemek veya yapmak, tam yerinde söz söylemek. on the nail hemen, derhal; söz konusu. | en-tr |
| nail | f. mıhlamak, çivilemek; sıkı sıkı bağlamak, kavramak; (argo) tutmak; yakalamak; (argo) (bir yalanı) meydana çıkarmak; (argo) çalmak; (argo) vurmak. nail down çivilerle sabitleştirmek; garantiye almak. nail up çivilerle kapatmak. | en-tr |
| nainsook | i. nansuk. | en-tr |
| nairobi | i. Nairobi, Kenya'nın başkenti. | en-tr |
| naive | s. saf, bön, toy, tecrübesiz; denenmemiş. naively z. safça. naivete i. saflık, bönlük, tecrübesizlik. | en-tr |
| naked | s. çıplak, üryan, yalın; bot. çıplak, örtüsüz; çaresiz, savunmasız, silâhsız; açık; yalçın; huk. ispatsız, sade, kuru, geçersiz. naked ape insan. stark naked çırılçıplak, anadan doğma. the naked eye çıplak göz. the naked truth salt gerçek. nakedly z. çıplak olarak; açıkça. nakedness i. çıplaklık. | en-tr |
| namable nameable | s. isimlendirilebilir; şöhrete lâyık, unutulmaz. | en-tr |
| Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 ... 28 | ||
2008 LogSozluk.Com - İngilizce Türkçe Sözlük | Türkçe ingilizce Sözlük