| Kelime | Çeviri | Dil |
| j | (fiz.) joule. | en-tr |
| j,j | (i.) İngiliz alfabesinin onuncu harfi; c sesi. | en-tr |
| j. | (kıs.) Journal, Judge, Justice. | en-tr |
| j.p. | kıs. Justice of the Peace. | en-tr |
| ja | (kıs.) judge Advocate. | en-tr |
| ja. | (kıs.) January. | en-tr |
| jab | (f.), (i.) dürtmek, itmek; ucu keskin bir şeyle dürtmek; (i.) dürtme, saplama. | en-tr |
| jabber | (f.) hızlı konuşmak, çabuk çabuk konuşmak; anlaşılmaz şekilde söz söylemek; anlamsız laf etmek; (i.) çabuk konuşma; anlaşılmaz veya manasız laf. | en-tr |
| jabiru | (i.) sıcak memleketlerde bulunan bir çeşit leylek, (zool.) Jabiru mycteria. | en-tr |
| jabot | (i.), (Fr.) büzgülü dantel veya muslin göğüslük. | en-tr |
| jacinth | (i.) sümbül, (bot.) Hyacinthus; (bak.) hyacinth. | en-tr |
| jack | (i.), (oto.) kriko; adam, köylü; gemici; ağır yükleri yerinden kaldırmaya özgü makina, bocurgat makinası; iskambil bacak, vale; bazı oyunlarda top; argo para; (elek.) priz; (den.) cıvadra sancağı, demir sancağı; ingiliz veya Amerikan bayraklarının üst köşesinde bulunan dikdörtgen kısımdan ibaret sancak; erkek hayvan (eşek, tavşan); eskiden kullanılan bir zırhlı ceket; (çoğ.) beş taş oyunu. creeping jack damkoruğu, (bot.) Sedum acre. every man jack herkes. | en-tr |
| jack | (f.), up ile bocurgatla yükseğe kaldırmak; bir kimseye vazifesini hatırlatmak. | en-tr |
| jack frost | şiddetli ayaz veya kırağı. | en-tr |
| jackadandy | (i.), eski çıtkırıldım delikanlı, züppe, cicibey. | en-tr |
| jackal | (i.) çakal, (zool.) Canis aureus; başkasının hesabına alçakça iş gören kimse. | en-tr |
| jackanapes | (i.) terbiyesiz veya kendini beğenmiş kimse. | en-tr |
| jackass | (i.) erkek eşek; ahmak adam, eşek herif. Iaughing jackass Avustralya'ya özgü bir cins balıkçıl. | en-tr |
| jackboot | (i.), (f.), (s.) kaba kuvvet; kaba kuvvet kullanan kimse; (f.) kaba kuvvet kullanarak başkasını boyun eğmeye zorlamak; (s.) kaba kuvvete dayanan. | en-tr |
| jackdaw | (i.) bir tür küçük karga, (zool.) Corvus monedula. | en-tr |
| jacket | (i.), (f.) ceket; ciltli kitabın üstüne geçirilen kâğıt kap; (mak.) silindir ceketi; (f.), (mak.) silindire ceket geçirmek, kaplamak. | en-tr |
| jackhammer | (i.) basınçlı hava ile çalışan kaya delgisi. | en-tr |
| jackinthebox | (i.) kutu açılınca içinden fırlayan yaylı kukla. | en-tr |
| jackinthepulpit | (i.) yılan yastığına benzer bir Amarikan bitkisi, (bot.) Arisaema triphyllum. | en-tr |
| jackknife | (i.) iri çakı. | en-tr |
| Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 | ||
2008 LogSozluk.Com - İngilizce Türkçe Sözlük | Türkçe ingilizce Sözlük