| Kelime | Çeviri | Dil |
| c, c | (kıs). about, cent, centigrade,century, city, copy, copyright. | en-tr |
| c, c | (i). ingiliz alfabesinin üçüncü harfi; (müz).'do' notası; 4/4 Iük tempo; (kim). karbonun simgesi; Romen rakamlanndan 100; Amerikan okullarında orta not. | en-tr |
| caa.ba | (bak). Kaaba. | en-tr |
| cab | (i). taksi; tek atlı binek arabası; lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu üstü kapalı kısım. | en-tr |
| cabal | (i)., (f). fitne, komplo, entrika; gizlice çalışan küçük bir grup entrikacı; (f). böyle bir grup kurmak; komplo hazırlamak. | en-tr |
| cabala | (i). özellikle Musevilerce Kitabı Mukkades'in bâtıni tefsiri; bâtıni bilgi, sır. cabalism (i). Kitabı Mukaddes'in Musevilerce bâtıni tefsiri. cabalist (i). bu çeşit tefsir yapan kimse. | en-tr |
| caballero | (i). ispanyol efendisi;ABD süvari, atlı; kavalye. | en-tr |
| cabana | (i). kabine. | en-tr |
| cabaret | (i). kabare, gece kulübü;show programı. | en-tr |
| cabbage | (i). Iahana. drum-head cabbage top lahana, (bot). Brassica oleracea. | en-tr |
| cabbage | (i)., (f)., (ing). çalınmış bir şey,özellikle terzilerin kumaşlardan çaldıkları parça; (f). çalmak, aşırmak, yürütmek. | en-tr |
| cabby | (i)., (k).dili sürücü, şöför. | en-tr |
| caber | (i). iskoçya'da oynanan bir oyunda fırlatmak için kullanılan değnek. | en-tr |
| cabin | (i)., (f). kulübe; kamara, kabin;(f). kabin veya kamarada yaşamak; küçük bir yere kapamak, tahdit etmek. cabin boy kamarot. cabin class ikinci sınıf. | en-tr |
| cabinet | (i)., (s). camlı ve raflı olan dolap; kabine, bakanlar kurulu; küçük özel oda;(s). dolap ile ilgili; gizli. cabinetmaker (i). ince iş yapan marangoz. cabinetwork (i). ince marangozluk. | en-tr |
| cable | (i). kablo; (den). gomene, palamar, telgraf. cable car teleferik; kablo ile çekilen araba. | en-tr |
| cable | (f). kablo ile raptetmek bağlamak;kablo döşemek sualtı kablosu ile telgraf çekmek. cablegram (i). sualtı kablosu ile çekilen telgraf. | en-tr |
| cablet | (i).,(den). hafif gomene, ince gomene, palamar. | en-tr |
| cabman | (i). (çog cabmen) arabacı. | en-tr |
| cabob | (i). şiş kebabı. | en-tr |
| caboodle | (i)., (k).dili takım. the whole caboodle güruh; hepsi. | en-tr |
| caboose | (i)., ABD yük katarında tren memurlarının kullandığı en sona takılı vagon; (ing).gemi mutfağı. | en-tr |
| cabriolet | (i). tek atlı ve körüklü hafif araba, kabriole; üstü açılabilen iki kapılı otomobil. | en-tr |
| cacanny | (ing). kasten ağır tempo ile çalışma. | en-tr |
| cacao | (i). kakao ağacı, (bot). Theobroma cacao. cacao bean kakao tanesi. cacao butter kakao yağı. | en-tr |
| Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 ... 143 | ||
2008 LogSozluk.Com - İngilizce Türkçe Sözlük | Türkçe ingilizce Sözlük