| Kelime | Çeviri | Dil |
| b b | (i). tüfeğinin saçması. | en-tr |
| b b gun | hava tüfeği. | en-tr |
| b d | (kıs). bachelor of divinity. İlahiyat fakültesi. | en-tr |
| b, b | (i). ingiliz alfabesinin ikinci harfi; musikide si'ye karşılık olan yedinci nota; ABD sınavlarda iyi karşılığı olan not. | en-tr |
| b.ar | (kıs). Bachelor of Architecture universite mimarlık diploması. | en-tr |
| b.b.c. | (kıs).British Broadcasting Corporation. | en-tr |
| b.c. | (kıs). before chrıst.milattan önce. | en-tr |
| b.e. | (kıs). Bachelor of Education, Bacheloor of English,Bill of Exchange. | en-tr |
| b.o | kıs. brought over. | en-tr |
| b.p. | kıs below proof, boiling point. | en-tr |
| ba | (kıs). Bachelor of Arts edebiyat fakültesi diploması; Buenos Aires. | en-tr |
| baa | (i)., (f). koyun melemesi; (f). melemek. | en-tr |
| baal | (i). eski Sami ırkların tanrılarından biri; Fenikelilerin baş tanrısı olan güneş ilâhı; sahte ilâh. | en-tr |
| babbitt | (i). vaytmetal, mil yataklarında kullanılan bir alaşım; buna benzer herhangi bir alaşım. babbitt bearings bu maden ile yapılan mil yatağı. | en-tr |
| babble | (f)., (i). anlaşılmaz sözler söylemek; gevezelik etmek, saçmalamak; çağlama; manasız ve saçma bir şekilde if ade etmek; boşboğazlık etmek, ağzından kaçırmak ; (i). boş laf, manasız söz; gevezelik, mırıltı babbler (i). geveze kimse, boşboğaz kimse, durmadan konuşan kimse; çağlayan (ırmak). | en-tr |
| babe | (i). bebek; saf ve tecrübesiz kimse; ABD, argo kız, slang piliç. | en-tr |
| babel | (i). Babil şehri ve kulesi; yüksek bina; (kh). kargaşalık, ana baba günü. | en-tr |
| babism | (i). Babilik. | en-tr |
| baboo | (i). Hintli veya Bengalli efendi; ingilizce bilen yerli kâtip; sathi bir ingiliz kültürüne sahip olan yerli. | en-tr |
| baboon | (i). ağzı köpeğinkine benzeyen kısa kuyruklu bir maymun türü, Habeş maymunu. | en-tr |
| baboosh | pabuç | en-tr |
| babouche, babuche babul | (i). Hindistan ve Arabistana mahsus birkaç cins ağaç, (bot). Acacia arabica; bu ağaçların zamkı, tohum zarfı veya kabukları. | en-tr |
| babushka | (i). eşarp. | en-tr |
| baby | (i)., (s). (f). bebek çocuk; bir ailenin en küçüğü; çocukça halleri olan kimse; argo bir kimsenin ovunmesine sebep olan icat veya eser; argo kız; (s), bebek gibi; bebeğe ait; bebeğe yakışan; (k).dili küçük nispeten küçük; (f). küçük çocuk muamelesi yapmak; şımartmak baby blue süt mavisi baby'sbreath (i). bir cins uzun saplı, hafif kokulu pembe ve beyaz çiçekleri olan bitki, (bot). Gypsophila paniculata baby bottle biberon, emzik. baby carriage ABD çocuk arabası. baby farm çocuk ve bebekler için ücretli bakımevi, kreş. baby grand kısa kuyruklu piyano babyhood (i). bebeklik devresi babyish (s). çocuksu, bebeksi, bebek gibi. | en-tr |
| baby- sit | (f)., ABD ana babanın evde olmadıgı zaman çocuğa (çoğu zaman birgece için) bakmak. baby sitter çocuk bakıcısı. | en-tr |
| Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 ... 85 | ||
2008 LogSozluk.Com - İngilizce Türkçe Sözlük | Türkçe ingilizce Sözlük